METROBÜSTE SİMİT YEDİM

Öyle bir başlık atayım ki herkes okusun herkes merak etsin istedim ^^
Effendim şimdi sizlere ufacık bir hikayemden bahsedeceğim. Şundan eminim ki benim gibi bir sürü insan var. Belki de şuan bu yazıyı okuyan,
EVET TAM ANLAMIYLA SENDEN BAHSEDİYORUM
Belki sen de benim gibiydin.. Ya da şuan eski ben gibisin.

Dinlemek isteyenlerle devam edelim o halde.

Küçüklükten beri çekingenlik bende eksik olmadı. Hal böyle olunca birçok şeyi birden de tecrübe ediyorsunuz. Yani en basit şeyi bile 10 saat düşünmek, bir insana soru sorarken doğal gelişen şeyleri kafada fazlaca kurgulamak, kötülük yapmaktan ciddi manada korkmak(bunun çekingenlikle ne alakası var diyenleri duyar gibiyim ileride değineceğim), stresi ve kaygıyı üst seviyede yaşayıp fizyolojik olarak birtakım rahatsızlıklar yaşamak, …

Listeye siz devam edin. Her şey ama her şey şu çekingenlik başlığı altında ya.. BÜTÜN HAYATIM TAM DA ORADA!

Küçükken geçirdiğim trafik kazası artı ondan önce burnumu kırmıştım. Bunlar büyük olaylar tabii. Arada ufak tefek bazı şeyler de oldu. Özgüven eksikliği ergenlikle paket halinde geldi bana mesela. Hal böyle olunca kendimi sürekli bastırdım ve insanlardan soyutlama gibi bir gereksiz çabada bulundum. Daha birkaç ay öncesine kadar. Bir insan “İyi akşamlar” demekten bile çekinebilir mi ya? Evet tam olarak ondan da çekiniyordum.

Hayır sebep şu, bu duyguları hiç hissetmemiş olanlar için son derece saçma olsa da:

Çirkinim insanlar niye benle konuşsun? Niye bana selam versin? Evet ben onları böyle kategori etmiyorum ama insanlar kötü, insanlar böyle bakar, insanlar bunun üzerine konuşur. Mesela sen o arkadaş ortamına giremezsin çünkü son derece çirkinsin. Çirkin olduğum için kimseye kötü davranmamalıyım. (sanki bu hak güzel insanlara verilmiş gibi bir düşünce hakim o zamanlar bende)

Kendime sürekli bunları diyordum, diyordum veee diyordum. Her olay için her ama her şey için. Tek bir sebebim vardı: DIŞ GÖRÜNÜŞÜM. Canım ne alakası var yaa, demekle çözülecek şeyler değil bunlar. İNANIN DEĞİL. Efendim anlatıyorum çünkü oralarda bi yerlerde içinizin bir köşesinde ben yatıyorum.. Belki az belki çok bir ben varım orada. Bir ben’in düşünceleri bazen sizde de etkin oluyor. Kafa sallıyorsunuz sanırım şuan ^^Gelin biraz daha devam edelim.

Bu çekingenlik illeti, bedenimi ve ruhumu bir virüs gibi sarmıştı. İnsanların bana nefretle baktıklarını düşünüyordum. Sokağa çıkmamalıydım çünkü bu hak bende yoktu. Sürekli kambur yürürdüm. Özgüven eksikliği vücudumun duruşunda bile hakimdi. Siz düşünün gerisini….

Bir gün bir olay yaşadım. Sosyoloji dersindeydik. Hocamız dünya iyisi bir insan.. Bu dönem dersimize girmese bile koridorda görünce selamlaşırız. Tabii o olaydan sonra daha çok bağlandık. Bunları yazarken gülümsüyorum çünkü hocam benim için çok çok değerli^^

Neyse olaya geçelim ^^Hocamız bir konuyu anlatacaktı içimizden birinin sorunu olup olmadığını sordu. Psikoloji okuduğumuz için psikoloji ile sosyoloji arasındaki ilişkiyi göstermek açısından böyle bir şey söyledi. Tabii kimse el kaldırmıyor. Bendeki cesarete bakın şimdi. El kaldırdım sonra hoca sandalye çek dedi tam böyle tahtanın önüne. Hocamız da arkada sıralarda oturuyordu. Sınıf arasında felan işte ^^

Neyse ben başladım anlatmaya. Hocam dedim metrobüste şoförün tam arkasına oturuyorum çünkü insanlar korkunç geliyor 😀 Evet şimdi başlığa şöyle bir bakın nereden nereye değil mi? :DDD

Metrobüste insanların arasına karışmaya korkup şoförün tam arkasında oturmak? Hatta otobüslerde de bu dahil.. Allah’ım ne karın ağrıları yaşadım o yollarda. Ciddeen çok zordu ilk dönem benim için. Şimdi bakmayın simit yediğime :DD Başlarda çok kötüydüm 😀 Bunu nasıl atlattığımı elbette anlatacağım.

Başlarda böyle kulaklıkla müzik dinlerdim. Hani kimseyi duymayım hem canım da sıkılmasın diye. 3-4 hafta gitti böyle. Sonra şarjım çok gittiği için kitap mı okusam dedim. Kitabı çantamdan çıkarmaya utanıyordum GÜLMEYİNNN :DDD

Gel zaman git zaman aslında insanların içlerinde iyi bir şey olduğunu düşündüm. Bu yüzden beni tipimle yargılamazlardı. Belki bana iyi davranacaklardı. Çok korkunç olmamalıydı bu insanlar ^^

Arada böyle yolda giderken lafladığımız ablalar felan olurdu. Evet onlar iyiydi. Hani “O da insan canım” lafını kendime yüz binlerce kez söyledim mesela.

O DA İNSAN

Onun da sorunları var, onun da hayatı var, o da kendinde bir şeyleri beğenmiyor, o da stres ve kaygı yaşıyor ama benim kadar bunların hiçbirini abartmıyor. 

Peki herkes her şeyi yaşayıp sakin kalabiliyorsa ben niye böyleyim?

gibi sorular kafamda oluştuğu an değişmem gerektiğini anladım. Tabii anlamakla birden metrobüste simit yiyemiyorsunuz. Bu biraz zorlu bi süreç haliyle. Montunu çıkarmaya karar verirsin ama fermuar bozulmuştur ya ha işte onun gibi. Farkında olmak, karar vermek meselesi de küçümsenilecek bir şey değil elbette. Bir yol vardı yürümemiz gereken yani.

Peki neler yaptım? Korkmamayı öğrendim en başta. Selam verebildim. Kötülük yapabildim jsdjshddj Kötülükten kastım şu biraz kendimi düşündüm :d Kendimi seviyordum aslında diğer insanları kötü buluyordum ama artık onlar da iyiler. İyi yanları var onların da. Ufacık bir vicdan için bile konuşulmalı bence. Yani ufacık vicdan herkeste vardır değil mi?

Şuan hayatım cidden iyi. Gerçekten kendimi aşırı iyi hissediyorum. Okuduğum kitaplardan da kaynaklı tabii. @psikolojiji instagram hesabımdan paylaştığım kitaplardan en az birini okusanız o kadar faydanıza ki.. Lütfen bir bakın derim ^^

Çünkü kitaplar bilgi deposu ve size özgüven de kazandırıyorlar. Yani okudukça, bir şeyleri bildikçe her açıdan iyi hissediyorsunuz. Bunun ne demek olduğu o paylaştığım kitaplarda gizli. O yüzden hep derim #iyikikitaplarvar Ve iyi ki bu güzel alışkanlığı geç olsa da edindim. Okulda mesela yalnız değilim, kocaman kütüphane, kocaman bilgi yuvası ve kocaman ben :DD Bayağı iyiyiz birlikte. Hani diyorsanız arkadaşım bile yok bir kitap edinin. Zor değil ki ^^İnanır mısınız kitap okuduktan sonra çevrem daha da genişledi. İnsanlara karşı konu bulmakta zorlanmıyorum bile. Gel ondan konuşalım şundan bahsedelim gibi böyle sosyallik daha bi artıyor. Ve sosyallikle yaşanılan güdülenme sonucu bir pozitiflik meydana geliyor. İşte efendim bunların hepsi MUTLULUK ❤

 

Kendinizi sevin ve hep iyi hissedin. Hayat yaşanmaya değer ve söyleyelim şunu:

İYİ İNSANLAR ÖLMEDİ

Mail adresim: psikolojiji@gmail.com 

Bana her zaman ulaşabilirsiniz. Beklerim^^

Hoşça kalın, sağlıkla kalın....

@psikolojiji
Reklamlar

3 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s