Aşırı İlkellikten Biraz Kaçınmak Adına

Ne istediğim üzerine çoğu zaman düşünürüm. Elbette herkes düşünür. Sorun şu ki elde ettiğim andan kısa bir süre sonra gelen boşvermişlik hissi..
Kendimi ve (çevremdeki gözlemlerime göre) insanları şu şekilde görmem gerekiyor sanırım: 3-4 yaşlarında çocuklarız. Nereden çıktı bu görüş peki? Şöyle izah edeyim, bir şeyleri elde ediyoruz; o şey ile çok kısa bir süre vakit geçiriyoruz ve daha sonra en ilkel olana yöneliyoruz. Çocuk değil de neyiz? Çocuklara da istediği bir oyuncak alırsınız ama o sonra tencere tava ile daha mutlu olur, onlarla oynar. Biz de tam olarak bu değil miyiz? İlkel olan her zaman daha cazip gelir de fark etmeyiz aslında. Belki alışkanlıklarımızı terk edemiyoruz, belki de basit(?) bir yaşam karmaşıktan daha güvenli?

O kadar çok boşluk bıraktım ki üstte yazdıklarımda. Hani siz doldurun istedim içini. Kimimizin üniversite hayali, kimimizin iş hayali.. Hayaller değişir ama çok benziyoruz. Farkında değiliz belki ama belirli sınırlar içindeyiz. Her insan irade sahibi evet, fakat çıkan iki yoldan biri aynı sonuca götürüyor bizi. Bu yüzden benziyoruz. Bence bu korkunç bir şey. Çünkü bu kadar benzerlik aslında tahmin edilesi çoğu zaman. Hani şey gibi bir insana ilk görüşte ısınmak ya da ilk görüşte soğumak. Neye göre bu davranışlar? Elbette benzetiyoruz. Çoook basit bir örnek vereceğim. Okulumda en samimi olduğum arkadaşımla ilk tanışmamız onu birine benzeterek ve benzettiğim kişiyi de sevdiğim için ısınarak gerçekleşti. Yani ilk güven böyle oluşuyor demek ki. Ya da güvensizlik.

Belirli kategoriler oluşturuyoruz ve o kategorilerden dışarı çıkamıyoruz. İçimizdeki en açık insan bile (açıktan kastım farklı görüşlere karşı olmayan) bu ilkelerle yargılıyor karşısındakini. Hayır ben bunu düşünmek istemiyorum, derken yakalıyorum kendimi. Ki ben de olabildiğince açık bir insan olmaya çalışırım. Ama işte engel olamadığımız bu kategorilerle hareket ediyoruz.

Bunların farkında olmak ne sağlayacak çok merak ediyorum. Çünkü uzun zamandır farkındayım ve hâlâ değişen bir şey yok. Karşıma çıkan hasta bir insana olan “acıma” duygum o kadar acizce ki. Ben hasta olsam bana acınsın istemem meselâ. Ama o insana öyle bakmam, ona acımam elimde olan bir şey değil. Evet aileden gelen bir şey. Eğer acıma duygusundan yoksun olsaydım bu yine verilen eğitim sonucunda olacaktı. Belki de eğitim bize duyguları öğretmeli ama nerede kullanacağımızı öğretmemeli? Ama bu da mümkün değil, sadece aile değil diğer insanlarla da etkileşim içinde oluyoruz. Belki özel bir gözetim altında bu şekilde bir çocuk yetiştirebiliriz. Etik ilkeler el vermez tabii, en başta vicdanım :d Yine başa döndük. “Vicdanım” diyorum çünkü bana öğretilen bu.
İlkele olan sevdamız peşimizi hiçbir zaman bırakmayacak sanırım. Yazarken bile, yazdığımı düşünerek yazdığım halde bu ilkel yargılardan kaçınamıyorum. Öyle tutsak kalmışız da farkında olamıyoruz. İnsanın zaafları bunlar.. Sosyapat olmak da istemezdim tabii ki, sadece sağlıklı bir birey olarak ilk düşündüğüm şeyin benden ayrı bir şey olmamasını çok isterdim. Kim bilir belki bir gün düşüncelerimizi gerçekten yönetebileceğimiz bir yöntem gelişir.

Olayı dini açıdan ele almadan duramayacağım sanırım :’D Çünkü bu ilk akla gelen düşünceler sizi bilmem ama bende çoğu zaman kötü içerikli oluyor. Ve İslam dini, buna “vesvese” diyor. TDK anlamı olarak “kuruntu” diye geçiyor bu sözcük.
Ayette geçtiği üzere: “Eğer şeytandan bir vesvese, bir gıcık gelirse hemen Allah’a sığın. Muhakkak ki, Allah hakkıyla işiten, kemaliyle bilendir.” (A’raf Suresi 200. ayet)
Diğer dinlerde vesvese üzerine bir şey geçiyor mu araştırmadım fakat bir Müslüman olarak böyle ayetleri okumak içime su serpitiyor. Kötü düşüncelerin bir sebebinin imtihan olduğunu daha net görebiliyorum. E bu noktada da Allah’a sığınmak gerekiyor demek ki.
**
Konu çoook dağılıyor fark ediyorum ama yine bir şeye değineceğim. Şimdi bu bir şeylere verdiğimiz tepkiler üzerinden gitmek istiyorum. Freud’un bir zamanlar can dostu ama sonra yollarını ayırdığı Jung, eşiyle birlikte kelime çağrışım testleri yapmışlar.

 

“Jung, bireysel bilinçdışının kompleksler yoluyla ortaya konduğunu ifade etmiş, buna çok önem vermiş, hatta ilk zamanlar Jung ekolü kompleks psikolojisi olarak adlandırılmıştır. Hastaların kendilerine verilen kelimelere akıllarına gelen ilk şeyi söylemelerine yönelik bir çalışmada duraksama, unutma benzeri tepkiler ve vücutsal mimiklerinin, bireylerin hassas ve gizli yönlerini ortaya koyduklarını saptamış ve bu tepkileri kompleks olarak isimlendirmiştir. Kompleksler sınırlayıcı, üzücü veya rahatsız edici olabildikleri gibi önemli konuları bilince taşıyarak faydalı da olurlar. Kompleksler bireyi gelişmeye ve yüzleşmeye motive eder. Kompleksler bireyi yönetmeye başlarsa ruh sağlığı bozulacaktır. Örneğin, olumsuz bir anne kompleksine sahip yetişkin bir erkek, tüm kadınları kötü algılayarak duygusal ilişkilere giremezken, olumsuz bir anne kompleksine sahip bir kadın tüm dişilik özelliklerini bastırma yolunu seçebilir ya da başka bir kadın tüm doğallığından uzaklaşarak tabiat ana rolüne soyunabilir. Kompleks, kişiyi tamamen yönetmeye başlarsa psikotik bir durum söz konusu olabilir.”
Kaynak: http://www.psikoterapi.pro/psikoterapi/analitik-psikoterapi

 

Jung’a göre bazı arke tipler var. Anne kompleksi demiş ya alıntıladığım yerde, işte bu anne kompleksi normalde anne arke tipi idi. Ama anne arke tipine başka şeyler yüklendiği zaman anne kompleksi haline gelmiş oluyor. Örneğin kötü anılar, anne olmak üzerine bazı kötü düşünceler yani “anne”nin dışında şeyler yüklendiğinde bu komplekse dönüşüyor. İşte kelime çağrışım testlerinde de kişi “anne” ile ilgili bir komplekse sahip olduğunda, kişiye “anne” denildiği zaman tepkisi fiziksel olarak meydana gelebiliyor.
Mesela küçükken “kaza” geçiren bir insan, “kaza” kelimesi her geçtiğinde aklına o kaza gelip belki kalp atışlarında bir hızlanma ya da bazı fiziksel değişiklikler yaşıyor. Bu da komplekse sahip olduğunun göstergesi.
Şunu da belirteyim (Jung’a göre) bu kompleksler illa olumsuz olacak diye bir kaide yok. Olumlu da olabilir.

Jung hakkında umarım derdimi anlatabilmişimdir. Linkten daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. Şundan bahsetmek istiyorum esasında: Hani bu kompleks kavramı bana mantıklı geliyor. Bazı düşüncelerin istemeden gelmesinin nedenini de açıklıyor bir bakıma. Zihnimiz tertemiz değil, tecrübelerimizle hareket ediyoruz. Bir şeyleri yaşayıp öğreniyoruz ve en önemlisi uzun süreli belleğe aktarıyoruz. İşte bazı şeylere de kompleks geliştirebiliyoruz. Sadece kelime çağrışım da değil bunu genişletirsek aynı tip insanlarla arkadaş olduğumuzu çünkü o tipteki insanlara güvendiğimizi ve yine çünkü daha öncesinde o tipteki bi insanın bize yanlış yapmaması sonucunda bu güveni kazandığımızı, belki de tam olarak buna karşı da yani kelimeden ziyade görüntüye karşı da bir kompleks geliştirebildiğimizi gösterir bunlar. Bu kadar mantıklı ilerlemişken tiple ilgili bir arke var mı sorusu geldi aklıma ama sanırım yok. Olsun yine de Jung’un görüşü pek çok noktadan geliştirilebilir duruyor.

Aslında yazıyı yazarken size bir oyuncakla oynayıp sıkılıp atmamanız konusunda nasihatta bulunacaktım. Çünkü ben öyle yapıyorum lgdkflgk Elde ettikten sonra sıkılıyorum. Bu ilkel benliğimi yazarak kendime bir tokat gibi çarpmak istedim. Yazacağım başka şeyler de aklımda olunca konu konuyu açtı. TV programı gibi biraz :d İnsanın içini dökebileceği bir yerin olması da iyi hissettiriyor. Yine çılgın düşüncelerle yaşam koçu triplerimle burada olacağım dfksjl İçimdeki psikolog her ne kadar buna izin vermese de sürekli bir şeyler hakkında tavsiyede bulunmak istiyorum. Bizimki birazcık karışık olsun o zaman hem psikoloji hem hayat. Sevdim bu formatı, yazacağım arada :d

Eğer buraya kadar okuduysanız ve bir şeyler düşündüyseniz ne mutlu hepimize^^

H o ş ç a  k a l ı n !

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s